• Rahmetli dedemin zamanında 10 ton fındık olurdu bu bahçede

    Rahmetli dedemin zamanında 10 ton fındık olurdu bu bahçede

    20 Mayıs 2016
    Ülkemiz zor badirelerden geçiyor.

     
    | Devamı
     

    Bu badirelerin en ağırı ise ekonomik durum olsa gerek. Çünkü üreten toplumdan çıkıp çılgınca tüketen toplum haline geldik. Biran önce önlem alınmazsa telafisi daha güç ve ağır sonuçlarla karşı karşıya kalacağız. Herkes kendine bakan yönüyle önlem almalıdır. 

    Devletimizin ekonomik politikası, yapacakları ve alacakları önlemlerden ziyade bizi asıl ilgilendiren ben, biz ne yapabiliriz. Bizi asıl ilgilendiren burası. Konuyu doğrudan yine fındığa bağlayacağım çünkü yöremizin can damarı fındık ve en zayıf noktamız. Fındık fiyatı çıkarsa ülkede her şey güllük gülistanlık, düşerse ekonomik kriz başlamış demektir. Herkes devletin fındığa sahip çıkmasını bekliyor. Peki, biz ne yapıyoruz fındık için?

    Kolayımıza geldiği için bahçedeki ısırganları sökmek yerine ilaç attık. Isırgan ilacı atılmasının kanser hastasına kemoterapi uygulanmasından hiçbir farkı yok. Nasıl kemoterapi uygulanan hastada kanserli hücre öldürülüp hastalık yavaşlatılıyorsa ısırgan ilacı atıldığında da bahçede aynı durum oluyor. Vücudun tüm fonksiyonlarına darbe vurması gibi ısırgan ilacı da bahçenin tüm verimini düşürüyor. 

    ‘Hey gidi biz rahmetli dedemin, babamın zamanında bu bahçeden 10 ton fındık alırdık. Şimdi nerdee 5-6 ton anca alabiliyoruz’ diyenlerin sayısı hiç de azımsanacak derecede değil. Demek ki bir yerlerde yanlışlık var. İşe bu yanlışlığın ve çözüm yollarının araştırılmasından başlanılmalıdır.

    Köylünün yumurtayı marketten aldığı, tereyağın fabrikadan alınıp Çarşamba günleri köy pazarlarında satıldığı, mısır ekmeğinin Ünye’deki fırınlarda yapılıp köyde yaşayan vatandaşlar tarafından alındığı bir yerde ne bereketten bahsedebiliriz ne de ekonomik imkânlardan…

    Hanyanı Mahallesinde bir dostumuzu birkaç arkadaşla ziyaret etmiştik. Rahmetli anası tereyağlı yumurta pişirmişti. Babası “buyurun arkadaşlar köy yumurtası, hafta günü Ünye’den marketten almıştım.” Demişti. Ne garip değil mi köyde yaşıyoruz ama köy yumurtası diye yutturulan yumurtayı marketten alıyoruz. 

    Haftada birkaç gün fırından mısır ekmeği alırım. Geçtiğimiz haftalarda yine Niksar Caddesinde bir fırına mısır ekmeği almak için uğradım. Fırıncı mısır ekmeğinin kalmadığını söyleyince, ”hayırdır neden kalmadı” dediğimde; “Abi bugün Çarşamba. Köyden gelenler çok mısır ekmeği alıyor.” Demesi olayın vahhamiyetini ortaya koyuyor. Haftanın diğer günleri de akşamüzeri köy minibüslerinin de aynı fırın önünde durarak köylü vatandaşlarımızın mısır ekmeği aldığına çok şahit olduk. 

    Köylümüz üreticimiz özüne dönmeli. Yeniden bağına bahçesine sahip çıkmalı. Rahmetli dedelerimizin 10 ton fındık aldığı bahçesinden bizde 5-6 ton fındık alıyorsak yeniden 10 ton fındık almanın çözümleri araştırılmalıdır. Ziraat Odalarımız, İlçe Tarım Müdürlüklerimiz bu konuda üreticilerimizi bilinçlendirmelidir. Bahçe aynı bahçe ama eskiden 10 ton, şimdi 5-6 ton fındık alınıyorsa bir yerde eksiklik var demektir. Böylelikle 5-6 ton fındık yapıp fındık fiyatı 15 TL’ye çıkacak diye beklemektense, 10 ton fındık yapar 10 TL’ye satar yine en iyi şekilde geçimimizi sağlamış oluruz. 

    Kaynak :
    Bu Makale 1116 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin
Başlık: *
Yorum:
Güvenlik Kodu:
 


Haberleri RSS Beslemeleri ile takip edebilirsiniz.