• Kolaylıklar ve Zorluklar

    Kolaylıklar ve Zorluklar

    01 Mayıs 2016
    Yokuş, tabiatta yukarıya doğru kavis çizen, bir küçük tepeyi hatırlatan yeryüzü şeklidir. Bazen sarp kayalıklarla dolu olur. Bazen de üstüne bir yeşil gömlek giymiş sevgiliyi hatırlatır.

     
    | Devamı
     

    Yokuş ne kadar hoş bir görünüm arz ederse etsin, ruha zorluğunu ilk bakışta yansıttığından insanlar fıtraten sevmezler onu... Hedef ve gayeye ulaşmak için bütün bu gayretler boşuna mıdır? Ama her insan bunu anlamaz ki. Hele hele hazır yiyiciler, dert nedir, gam nedir, kasavet nedir, çile ve ıstırap neyin nesi bilmeyen ham ruhlar, yokuşu görünce düşman görmüş gibi olurlar. Eğer yolları oradan geçiyorsa daha düz ve kolay geçilir bir yer aramadan yönetmezler o tarafa…

    Hayatın da bazı iniş bazı çıkış çizgileri vardır. Bu zorluklar ve kolaylıklarla süslenmiş tatlı bir tablodur. Çünkü "Her şey zıddı ile bilinir" kaidedir. Sadece beyazın olduğu yerde siyahı kim öğrenir kim anlar. Yüz bin defa tarif etseniz yine bir şey anlaşılmayacaktır. 

    Hangi çekirdek vardır ki toprak altında ezilip parçalanmadan toprağın üstüne bir ağaç olarak filizlenip, fidan olup boy atmış. Kış mevsiminin yağmurlu, karlı, boralı günlerinin ardından bahar gelmiyor mu? Bir süvari gösterebilir misiniz kılıç kuşanıp savaş meydanına çıkmadan zafer kazanabilmiş. 

    Fatih'in İstanbul'u feth edişinde askerleriyle birlikte çektiği zorlukları hatırlarsınız. Karadan Halice gemiler indirilirken Türkün harika gücü ve zekâsının yanında, zorlukların gayret etmeden ve uğraşmadan aşılamayacağının en canlı tablosunu görürsünüz. 

    Mecnun Leyla'sına kavuşmak için çölleri aşmadı mı? Kerem diyar diyar dolaşmadı mı? Aslı'sı için? Ferhat kazma ile dağları yarmadı mı sevgilisi Şirin uğruna. Fakat her biri önce inanmışlar yahut sevişmişler de ondan sonra yola koyulmuşlar. İstanbul'a daha küçük yaşta âşık olan Fatih'e bir elçi gelir savaş hazırlığı yapıldığı bir zamanda ve kuşatmadan vazgeçmesini söyler. Cevabı: "Ya İstanbul beni alır ya da ben İstanbul'u"

    Sevginin tılsımlı gücü İstanbul surlarına Ulu Batlı Hasan'ı çıkarır. Ve Sancağı burçlara diktirir. Bazıları derler ki: "Ulu Batlı Hasan surlara tırmandı. Kızgın yağ kazanlarının döktüğü alevli sulara aldırmıyordu. Burca ulaştığında ok ve mızrak yarasından tanınmayacak hale gelmişti. Fakat o azimli ve kararlıydı. Sancağı burca vurdu vurdu... Ve bir dev gibi oraya yıkılıverdi." Bu tablo bize bir değil binlerce yokuş nasıl aşılır onu göstermektedir. 

    Yokuşu aşmak için verilen karar da çok önemlidir. Yılmadan usanmadan, ümitsizliğe kapılmadan dayanılmalı zorluklara... "Yokuşta akmayan ter çukurda gözyaşına dönüşür" Sözü de fikrimizi teyit eder mahiyettedir. 
    "Muhakkak zorlukla beraber kolaylık vardır" buyruğu da bu yolda sonsuzluktan bir ışıktır bize... 

    Sızıntı dergisinden alınmıştır.

    Kaynak :
    Bu Makale 534 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin
Başlık: *
Yorum:
Güvenlik Kodu:
 


Haberleri RSS Beslemeleri ile takip edebilirsiniz.