• Görmemiş Türkler

    Görmemiş Türkler

    09 Şubat 2016
    Sayın cumhurbaşkanımız, yüksek düzeydeki yabancı dil bilgisini de ortaya koyarak, “van minüt, olmaaz, van minüt” şeklinde, İngilizce-Türkçe karışımı bir çıkışla kabadayılığını, yıllar önce Davos’ta kanıtlamış ve izleyenler arasında İngilizce bilmeyen cahil Türkler’in de olabileceğini düşünerek İngilizce başladığı konuşmasını Türkçe sürdürmüş; “bir daha Davos’a gelmem” şeklinde tehdidini de sergilemişti.

     
    | Devamı
     

    Bu kez de bir Güney Amerika ülkesinde görmemişliğini ve barbarlığını gösterdi. 

    Güney Amerika ve uzak doğu ülkelerinde Türkiye’nin nerede olduğunu bilmeyen, hatta adını bile duymamış olan çok kişi vardır.

    Bu gezi sırasında cumhurbaşkanımızı yakından tanıyan insanların ülkemiz hakkında da bazı bilgiler edinmiş olmasından daha doğal bir şey yoktur.

    Sayın Cumhurbaşkanımızın Güney Amerika gezisinde sergilediği davranışları gördükten sonra, bir Okvator vatandaşı olsanız, Türkiye ve Türkler hakkında ne düşünürdünüz?

    Gerçekten de Sayın Cumhurbaşkanımız birçok kez, yoksulluk içinde büyüdüğünü, çocukken gazoz falan sattığını açıklamıştır. Dolayısıyla; çocukluğunda yoksun kaldığı bazı şeyleri elde etme olanağı eline geçtiğinde, sınırsızca değerlendirmektedir.

    Küçükken oyuncak arabası ve uçağı olmadığı için, fırsat ele geçince en lüksünden onlarca araba, çok sayıda uçak almak gibi bir psikolojinin baskısı altında kalması normaldir.

    Ancak arabasını, hiç de küçümsenemeyecek kadar büyük masraflara katlanarak, binlerce kilometre uzağa götürmesinin mantıklı bir açıklaması olabilir mi?

    Bu; görmemişliğin tam bir göstergesidir.

    ABD, Rusya ve bazı Arap ülkelerinin başkanlarının aynı işi yaptığını, öyleyse bizim cumhurbaşkanımızın da yapmasının normal olduğunu söyleyenlere katılmak,  gerçeği görmezlikten gelmek demektir.

    O ülkelerin başkanlarının gözleri güç göstermek dışında hiçbir şeyi görmemektedir.

    İlk ikisinin emperyalizmin temsilcileri, diğerlerinin de topraktan fışkıran Petrolun zenginleri olduğunu unutmamak gerekir.

    Vatandaşlarının birçoğunun açlık sınırının altında yaşadığı bir ülkenin başkanının böyle bir gösterişe hakkı yoktur.

    Bunu gören Ekvatorlular da Türkiye’yi; “görmemişler ülkesi” olarak tanımlayabilir.

    Cumhurbaşkanımızın Güney Amerika’ya yaptığı bu gezi sırasında “görmemişlik” ten başka bir yara daha aldık: 

    Barbar Türkler

    Bizim ülkemizde; anayasal hakkını kullanmak isteyen öğrencinin “ücretsiz eğitim”, doğayı seven vatandaşın “yeşili korumak” için yaptığı gösterileri; güvenlik güçlerinin, küffar üstüne gider gibi dağıtmak, hırpalamak hatta öldürmek gibi bir yöntemle önlediğini görmeye alışkınız.

    Aziz Nesin tanımlı vatandaşlarımızın bunu çok normal karşıladığı ve bu barbarlığı gösterenleri onayladığı ülkeyi, bir Güney Amerika ülkesiyle karıştırmamalı.

    Sokakta iki pankart astı diye vatandaşın üstüne yürüyenleri, ülkenin yönetim merkezi olan meclistekileri tartaklayanları, o ülkenin vatandaşı tek kelimeyle tanımlar: Barbar.

    Yüzyıllar boyu adımız “barbar Türkler”e çıkmıştı. 

    Bu algıyı unutturmaya çalışıyorduk.

    Ancak sayın cumhurbaşkanımız bu yarayı tazeledi.

    Bazı kavramları açıklamak sözle zor olabilir. Ama bir örnek gösterildiği zaman fazla söze gerek kalmaz.

    Çocuklarına “barbar” sözcüğünün açıklamasını yapamayan Ekvatorlular, onları televizyonun karşısına alıp bizim korumaların görüntülerini izleterek; “işte yavrum, barbar buna denir” şeklinde açıklama yapmışlarsa hiç şaşmamak gerekir.

    Bu olayda cumhurbaşkanımızı doğrudan suçlamak belki de haksızlık olur. Çünkü korumalar bazen, göze girmek, aferin almak amacıyla aşırıya kaçmış olabilirler. 

    Belki de cumhurbaşkanımız daha sonra onların kulaklarını çekmiştir.
    Tersi de mümkün: Onları ödüllendirmiş de olabilir…

    Kaynak :
    Bu Makale 738 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin
Başlık: *
Yorum:
Güvenlik Kodu:
 


Haberleri RSS Beslemeleri ile takip edebilirsiniz.