• Kılıçdaroğlu: Biz üretici kazansın, alın teri kazansın diye mücadele ediyoruz

    Kılıçdaroğlu: Biz üretici kazansın, alın teri kazansın diye mücadele ediyoruz

    27 Mayıs 2016

     
    | Devamı

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Üretici alın teri döken demektir. Yani Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü bizim efendimizdir” dediği kişilerin sorunları var. O sorunları çözmek Cumhuriyet Halk Partisinin, yani halkın partisinin temel görevidir ve bunu yapacağız.” Dedi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Ordu’da, Fındık Çalıştayı’nda “Bir süre önce Rize’deydik. Çay üreticilerinin sorunu vardı. Bugün Ordu’dayız, fındık üreticilerinin sorunları var. Önümüzdeki hafta Adana’ya gideceğiz. Başka üreticilerin sorunları var. Dikkatinizi çekerim, hep üreticilerin sorunu var diyorum. Ne demek üretici? Alın teri döken demektir. Yani Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü bizim efendimizdir” dediği kişilerin sorunları var. O sorunları çözmek Cumhuriyet Halk Partisinin, yani halkın partisinin temel görevidir ve bunu yapacağız.” Dedi.



    “SORUNLARIN ÇÖZÜM ADRESİ CUMHURİYET HALK PARTİSİDİR”
     
    Şunu her yerde rahatlıkla söyleyebilirsiniz. Nerede bir sorun varsa o sorunun çözüm adresi Cumhuriyet Halk Partisidir. İşçinin mi sorunu var, sanayicinin mi sorunu var, çiftinin mi sorunu var, öğrencinin mi sorunu var, öğretmenin mi sorunu var, emeklinin mi sorunu var? Her sorunun adresi, doğru adresi Cumhuriyet Halk Partisidir. Bir dönem diyorlardı ki, efendim sorun var “CHP sadece eleştirir, CHP öneri getirmez, CHP sorunlara çözüm getirmez.” Şimdi iktidar partisi de öğrendi, diğer muhalefet partileri ve siyasi partiler de öğrendiler ki sorunların çözüm adresi Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Son iki seçim bildirgemizi aynen kopya ettiler ve hayata geçirmeye çalıştılar. Bu ne demektir? Türkiye’yi en iyi bilen, en iyi tanıyan, sorunları en iyi bilen, sağlıklı teşhis koyan, çözüm önerileri getiren parti Cumhuriyet Halk Partisidir. Herkesin böyle bilmesini isterim. Ta Mısır’daki sağır sultan da duysun.”

    “BİZ ÜRETİCİ KAZANSIN, ALIN TERİ KAZANSIN DİYE MÜCADELE EDİYORUZ”

    Fındığın ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Bu devleti kuranlar aslında biliyorlar. 1935 yılında Birinci Ulusal Fındık Kongresi toplanmış. 1938 Fiskobirlik kuruluyor, üreticiler destek veriyor, üreticiler güçlendirilmek isteniyor. Ama bakın 1935 – 2016, fındık sorunu var mı? Var. Çözüm bekliyor mu? Bekliyor. Sizden özellikle bu bölgeden, Trabzon’dan tutun, Ordu’su, Giresun’u dâhil bütün fındık üreticilerinin şu gerçeği görmesi lazım. Onlar üretici kazansın diye çaba harcamıyorlar, biz üretici kazansın, alın teri kazansın diye mücadele ediyoruz. Herkesle görüşüyoruz, her tarafla görüşüyoruz. Üreticiyle de görüşüyoruz, sanayiciyle de görüşüyoruz, işçiyle de görüşüyoruz sorunu nasıl çözeriz diye. Sorunun çözüm adresi yine söylüyorum Cumhuriyet Halk Partisidir.”

    Dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliğiyle ilgili değerlendirmede bulunan Kılıçdaroğlu, kürsü dokunulmazlığı hariç bütün dokunulmazlıkların kaldırılmasını savunduklarını belirterek, şunları dedi:

    “ERDOĞAN’A NİYE ‘HODRİ MEYDAN’ DEMEDİN”

    “Kul hakkı yiyen, ihaleye fesat karıştıran, yolsuzluk yapan adamın Meclis’te ne işi var, dedik. ‘Hodri meydan’ çekti Davutoğlu, aynı hodri meydanı aynen gördüm, ‘getir dokunulmazlığı kaldırmazsak hep beraber hesabını soralım’. Dokunulmazlıklar kalktı, bir, bundan sonra terörü önleme konusunda önlerinde hiçbir mazeret yok. Bitir kardeşim terörü ne istediysen oldu. Gelen her şehidin vebali, senin boynunadır artık hiçbir mazeret üretemezsin. İki, sen kaç oyla geldin iktidara yüzde 49,5 oyla, 23 milyon 600 kişi sana oy verdi. Sen neden 23 milyon kişinin hakkını koruyup da Erdoğan’a ‘hodri meydan’ demedin. ‘Ben yüzde 49,5 oy aldım istifa etmiyorum, meydansa hodri meydan’ niye demedin. Davutoğlu’nun hakkını da demokrasi adına ben koruyorum. Madem millet sana oy verdi, neden gidip arayın kapısında istifa dilekçesi verdin. ‘Ben de gitmek istemiyordum ama şartlar böyle gerektirdi’, hangi şart? Milletin iradesinden daha büyük irade olabilir mi? Sen nasıl 23 milyon kişinin oyunu çöpe atarsın, nasıl 23 milyon kişinin iradesini bir kişinin iki dudağı arasına teslim edersin? Bunun adının demokrasi değildir. Bu Kuzey Kore modelidir, bir kişi konulur herkes onu dinler, o ağlar herkes ağlar, o güler herkes güler, o der ki ‘ayağa kalkın’, kalkarlar, ‘oturun’ der, hepsi otururlar.

    “ASLAN GİBİ GİDECEĞİZ, HÂKİMİN KARŞISINA OTURACAĞIZ”

    Dokunulmazlıklarımız kaktı, belli çevrelerde şöyle bir telaş var, ‘aman ha sizi hapse atabilirler, tutuklayabilirler’. Yolsuzluk yaptık mı, yapmadık. Hırsızlık yaptık mı, yapmadık. Kul hakkı yedik mi, yemedik. Namusumuzla adam gibi çalıştık, adam gibi siyaset yaptık. Davutoğlu’na ‘benim dokunulmazlığımı kaldırıyorsun, eyvallah’ dedim. Sen niye dokunulmazlığını kaldırmıyorsun, bakanlar niye dokunulmazlığını kaldırmıyorlar, başbakanların niye dokunulmazlığı davam ediyor çünkü onlar malı götürdüler, çünkü onlar hırsızlık yaptılar, çünkü onlar yolsuzluk yaptılar. Onları koruyorsun, ‘siyaset yapanın dokunulmazlığını kaldıracağım’. Sanıyorlar ki biz çekineceğiz. Aslan gibi gideceğiz, hâkimin karşısına oturacağız. Ülkede, başta hâkim hepsine demokrasi dersi vereceğiz. Hiç kimse endişe etmesin. Niye hâkimin karşısına çıkacağız, demokrasi için, düşünce özgürlüğü için, medya özgürlüğü için, insan hakları için, gençlerimiz için, hukukun üstünlüğü için, din ve vicdan özgürlüğü için çıkacağız. Korkumuz yok bizim. Allah’tan başka hiçbir korkumuz yok çünkü biz kul hakkı yemedik.

    “HÂKİMİN ÖNÜNE ÇIKMAMIZ DEMOKRASİ İÇİN BİR KAZANÇ OLACAKTIR”

    Bizim yargıya çıkmamız, hâkimin önüne çıkmamız demokrasi için bir kazanç olacaktır, özgürlükler için bir kazanç olacaktır. Herkes diyecek ki demokrasiyi CHP getirdi, evet CHP getirdi. Demokrasiyi, özgürlükleri güçlendirecek olan da CHP’dir çünkü biz bu ülkede herkesin düşüncesini özgürce açıklayabileceği bir Türkiye yaratmak istiyoruz, bunun mücadelesini veriyoruz. Neden korkacağız?

    “TÜRKİYE’NİN KİRLİ ÇAMAŞIRLARINI AMERİKA MI YIKAYACAK”

    Birileri korkuyorlar, istedikleri kadar korksunlar. ‘Bakanların, yolsuzluk yapanların dokunulmazlıkları kalksın’ dedim, kaldırmadılar. Şimdi dava Amerika’da görüşülüyor. Ayıp değil mi, sen Türkiye Cumhuriyeti’nin yargısına güvenmiyorsun, dokunulmazlığını kaldırmıyorsun, gidip aklanmıyorsun, Amerikan yargısı seni yargılıyor ve sen Türkiye’desin. Böyle bir ayıp olabilir mi, böyle bir rezillik olabilir mi? Önümüzdeki günlerde göreceğiz, bütün pislikler büyük bir ihtimalle ortaya çıkacak. Türkiye’nin kirli çamaşırlarını Amerika mı yıkayacak? Neden biz kendi özgür irademizle haksızlık yapanları yargılayamıyoruz, neden hâkimin karşısına çıkamıyoruz, kul hakkı yiyenlerden bunun hesabını neden soramıyoruz?”

    “TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN KURUCU İRADESİNE SONUNA KADAR SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Anayasa değişikliği tartışmaları konusunda da, ilk 4 madde vurgusunu yineleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

    “Buradan söylüyorum, başta kaçak sarayda oturan zat duysun, başbakan duysun, bakanları duysun, bütün sağduyulu yurttaşlarım duysun, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesine sonuna kadar sahip çıkacağız. Cumhuriyetimize, bayrağımıza, başkentimize, İstiklal Marşımıza kadar sahip çıkacağız. Yaşasın tam bağımsız Türkiye, diyeceğiz. Sanıyorlar ki ‘biz oyu aldık, her şeyi yaparız’, yok öyle bir şey. Bu memleket altın tepside sunulmadı. Cumhuriyetin kuruluşunda dedelerimizin, babalarımızın kanı var. Sıradan bir devlet değiliz biz. Birileri gelip, Arap ülkelerindeki gibi, sınırlarımızı çizmedi bizim. Ne diyor birisi, ‘Tarihimiz 1919’la başlıyor, diyorlar’, sen tarih de bilmiyorsun kardeşim. Tarih insanlık tarihiyle başlar, insansan anlayabilirsin, insan değilsen anlayamazsın zaten. 19 Mayıs’ı da, 23 Nisan’ı, 29 Ekim’i de, milli günlerimizi sonuna kadar savunuyoruz ve anacağız.”

    “ANALAR AĞLAMASIN DİYORLARDI, AĞLAMADIK ANA KALMADI”

    Türkiye’nin 14 yılda terör batağına saplandığını ifade eden Kılıçdaroğlu, “PKK mahkemeler kurdu, şehirler patlayıcılarla donatıldı, askere alma daireleri kurdular seslerini çıkarmadılar. Bir ilçede kamyonun üzerinden Kalaşnikof silahlar dağıtıldı, polis, asker müdahale etmek istedi, Vali ‘müdahale edemizsiniz, Ankara izin vermiyor’ dedi. Sonunda bugünkü tablo ortaya çıktı. Her yerde söyledim, AKP’nin yöneticileri terör örgütüne açıkça yardım ve yataklık yapmışlardır. Beni korkudan mahkemeye veremiyorlar. Ağzımı her açtığımda mahkemeye veriyorlar ama bunu söylediğimde mahkemeye veremiyorlar. Niçin, bütün o belgeleri mahkemeye vereceğim, kirli çamaşırlarını getireceğim. Düne kadar ‘analar ağlamasın’ diyorlardı, geldikleri yer, ağlamadık ana kalmadı, herkes ağlıyor” diye konuştu.

    “BİZİ EZMEDEN, KANIMIZI DÖKMEDEN REJİMİ DEĞİŞTİREMEZSİNİZ”

    Türkiye’de bütün üreticilerin sorunları olduğunu, bu sorunlarla CHP dışında kimsenin ilgilenmediğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    “Onların tek bir derdi var, ‘biz birisini nasıl başkan yapacağız, nasıl başkan olacak bu’. Söyledim, yine söylüyorum, bir kişi emir verir aydınlar hapishaneye girerse, mahkemeler onun istediği karar verirse, yasama organı çalışamaz noktaya gelirse, medya özgürlüğü kısıtlanırsa biz bunun karşısında kapı gibi duracağız çünkü biz CHP’yiz. Bizi ezmeden, bizim kanımızı dökmeden siz Türkiye Cumhuriyeti’nin rejimini değiştirmezsiniz, nokta. Şimdi her taraftan Atatürk’ün isimlerini çıkarıyorlar, parça parça. Ne yaptı Atatürk, bütün mal varlığını bu ülkeye verdi. Yemen’de, Filistin’de, Libya’da çarpıştı. Kurtuluş Savaşı’nın mimarı, bütün hayatında bağımsız bir Türkiye için mücadele etti. Nedir Atatürk’e karşı bu kininiz. Tarihe insan biraz saygı duyar. Böyle bir yapı. Devletleşen bir yapıyla mücadele ediyoruz ama zor günlerin partisiyiz. Bizim genlerimizde Kuvayı Milliye’nin ruhu vardır, hiç kimse unutmasın. Kaçak sarayda oturan zat da unutmasın.”








    Kaynak :
    Bu Haber 1671 defa okunmuştur.
 
  • CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Ordu'da konuştu

    CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Ordu'da konuştu

    27 Mayıs 2016
    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Üretici alın teri döken demektir. Yani Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü bizim efendimizdir” dediği kişilerin sorunları var. O sorunları çözmek Cumhuriyet Halk Partisinin, yani halkın partisinin tem

     

    Bu video 1777 defa görüntülenmiştir.
 
Yorum Ekleyin
Başlık: *
Yorum:
Güvenlik Kodu:
 


Haberleri RSS Beslemeleri ile takip edebilirsiniz.