• “AKP Hükümeti döneminde yerel yönetimlerin iradesi elinden alınmıştır”

    “AKP Hükümeti döneminde yerel yönetimlerin iradesi elinden alınmıştır”

    31 Mayıs 2016

     
    | Devamı

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Ordu Milletvekili Seyit Torun, Seferihisar Belediyesi ve Sosyal Demokrasi Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen Demokrasi ve Yerel Yönetimler Panelinde konuştu. 

    Yerel yönetimlerin gücünün her alanda merkezi otoriteye devredildiğini ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Torun, iktidara ve cumhurbaşkanına sert sözlerle yüklendi. Torun, “Bugün yerel yönetimlerde her alanda vesayet vardır. Bir belediye başkanı, meclis üyesi seçiyorsunuz. “Yerel ölçekte bana hizmet ver” diyorsunuz. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, “Ben senin üstündeyim. Resen plan yapıyorum.” diyor. Nerede demokrasi? Nerede halkın iradesi? Bunun kabul edilmesi mümkün değil. Maalesef AKP hükümeti döneminde yerel yönetimlerin iradesi elinden alınmıştır. Cumhurbaşkanı yerel yönetimden gelen biri olmasına rağmen onun döneminde yerel yönetim demokrasiden uzaklaşmış, merkezi otoriteye, tek adam yönetimine teslim olmuştur. Cumhurbaşkanı aynı zamanda başbakan, belediye başkanı ve müdür olmuştur. Ben yaparım algısıyla devam ediliyor. İlçe belediyelerimiz inanılmaz bir yetki karmaşası ve bütçe sıkıntısı çekmektedir. Demokrasinin en çok temsil edilmesi gereken yer belediyeler olması gerekirken tam tersi bir durum ortaya çıkarılmıştır. Bunun zararını hep beraber göreceğiz. Yaptıkları her şey göstermeliktir. Her şey “Mış” gibi yapılmaya devam ediliyor.” diye konuştu.

    “İZMİR’İ SEVMEK SÖZDE DEĞİL ÖZDE OLUR”

    Panelde, Başbakan Binali Yıldırım’ın bakanlığı döneminde projelere katkı vermediğini belirten Genel Başkan Yardımcısı Torun; “İzmir’i çok seviyordu da İzmir’e ne yaptı? İzmirli başbakan, hemşerimiz diyorlar. Nereden hemşeriniz oluyor? Düne kadar Erzincanlıydı.  2011’de 35 proje söylemiştir. Bir ikisi hariç hangisini yaptı.1414 projeden hangisine katkı koydu? Bir ÇED’in alınmasına bile katkıda bulunmadı. İzmir’i sevmek böyle bir şey mi? İzmir’i sevmek sözde değil özde olur. İzmirli başbakan olmayı hak etmiyor. Çünkü İzmir’e olan borcunu bakanken ödemedi, başbakanken mi ödeyecek? O sahte davranışlarıyla bizi yönetmeye çalışıyorlar. Buna asla izin vermeyeceğiz. Çağdaş, uygar İzmir’imiz medeniyetin başkenti olarak devam edecek.” ifadelerini kullandı.

    “YARATILAN BASKI RANTI ORTAYA ÇIKARMIŞ”

    Genel Başkan Yardımcısı Torun, parti olarak amaçlarının demokrasiyi ülkede egemen kılmak olduğunu söyleyerek, “Ülkede demokrasiyi içselleştirme sorunu var. Demokrasiyi içselleştiremezsen koruyamazsın. Demokrasinin temeli muhtarlık ise diğer bir temeli yerel yönetimlerdir. Kentselleşme sürecinde sorunlarımız var. Batıda her kentin mutlaka büyük bir meydanı vardır. Bizde meydan olgusu gelişmemiştir. Bu olgunun gelişmemiş olması bir yerde demokrasinin gelişmemesinden dolayıdır. Çünkü o meydanlarda sorunların çözüme kavuştuğu bir durum ve bilinç vardır. Meydan kültürünün oluşmaması demokrasimizi istediğimiz ölçüye getirememiştir. Padişahlığın getirdiği algı insanların bir araya gelmesini hep yasaklamış, engellemiştir. Sonuçta insanlarda bir araya gelip, bir arada yaşama olgusu gelişmemiştir. Bunların uzantıları plansız kentleşme olarak ve varoş olarak ortaya çıkmıştır. Herkes kendi kültürünü taşımış, hemşericilik bilinciyle gettolar oluşturmuş. İnsanlar sorunlarını konuşamadığı için, merkezi otoritenin yaptıklarıyla kalmış. Yaratılan baskı rantı ortaya çıkarmış; belli kitlelerin menfaati doğrultusunda hareket edilmiştir. Bugün de bu böyledir” dedi.

    “HİÇ BİR DÖNEMDE BU KADAR AYRIŞTIRILMADIK”

    Uzun yıllar belediye başkanlığı yaptığını vurgulayan Torun, yerel yönetimlerde iktidar olan ve olmayan ayrımı yapıldığını belirterek, “Güvenlik, sağlık belli bir ölçeğe göre yerel yönetimlerin sorunudur. Çünkü halk seçtiği insandan hesap sormak istiyor, maalesef bunu ülkemizde gerçekleştiremedik. Yerel yönetimlere daha fazla yetki, sorumluluk verilmesi gerekirken, daha fazla merkeze toplandı ve merkezi otorite güçlendi. Belediyelerimiz iktidar olan ve olmayan olarak da ciddi bir ayrıma tutuldu. 23 yıl yerel yöneticilik yaptım. AKP döneminde olduğu kadar hiçbir dönemde ayrıştırılmadık. Benden olanlar ve olmayanlar diye bir ayrım var. Demokrasi bunun neresinde? Demokrasinin eksikliğini tamamlayacağız diye geldiler ama baskıcı, korkutucu bir tavırla kuvvetler ayrılığını bertaraf ederek bugünkü yapıyı oluşturdular. Şimdi de “Başkan olmak istiyorum” diyor. Artık halk iradesi, demokrasi, hukuk bir kişinin elinde, tüm kazanımlarımızı kaybettirmeye çalışıyor. Buna asla izin vermeyeceğiz. Kanımızın son damlasına kadar engellemek için elimizden geleni yapacağız.” ifadelerini kullandı.

    Kaynak :
    Bu Haber 1003 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin
Başlık: *
Yorum:
Güvenlik Kodu:
 


Haberleri RSS Beslemeleri ile takip edebilirsiniz.